27 Ağustos 2010 Cuma

Kuzguncuk'taki mağrur kadın ; Sitare

Sevgili Gurular,


Harman zamanının yaklaştığı, küresel ısınmanın başımıza onlarca dert açtığı, sıcaktan bunaldığımız bunaldıkça deniz kenarına kaçtığımız naif ağustos akşamlarından birinde, yolumuz Kuzguncuk'taki Sitare'ye düştü.
Sitare, adıyla münhasır bi mekan. Yemekler güzel, koltuklar güzel, servis güzel, cheesecakelerde güzel... derkeeen bakalım tuvaletleri ne kadar güzel?





Flora temalı duvarlı kağıtlarıyla kaplanmış tuvalet mekanın koridorunda yer alıyor. Hareket alanı gayet geniş, fotoğrafından da göreceğiniz gibi kapıyı açınca büyükçe bir ayna sizi karşılıyor.






Klozet hijyeni beklenen seviye civarında. Tabi ki beklentimiz ve ideali sensör teknolojisinin tuvaletlere entegre edilmesi ve fakat daha gidecek çok yolumuz var, farkındayız.

Takıldığımız küçük bir detay vardı; bu tuvalet kağıtlarının bu kadar açıkta açıklıkta durması ne kadar hijyenik, ne kadar doğru? görevi yalnızca tuvalet kağıdını muhafaza etmek olan bi aparata neden bu kadar sorumluluk verilir, sırtına 9 tuvalet kağıdının yükü bindirilir, bi de estetik kaygı güdülür, amaaaan ne gereği var dedirtmiyor mu adama allaşkına?

Lavabodaki defne yaprağının, ortama doğallık katmak için orada olduğunu varsayıp, tuvalette işiniz bitince ellerinizi yıkamayı unutmayınız veciz sözümüzle izlenimlerimize burada son veriyoruz.







Sitare'ye gidip bahçede oturmayı, cheesecake yemeyi ve yeşil kadife kaplı sallanan koltukta gazete okumayı sakın ihmal etmeyin şu fani dünyada.

Öptüm sizi gurular :)

0 yorum:

Yorum Gönder